• Arapsuyu Mahallesi, Atatürk Bulvarı M.Gökay Plaza
    No:23 Kat: 3 Daire: 11 Konyaaltı/ANTALYA
  • 0 (553) 078 86 17 , 0 (242) 503 23 24
  • bilgi@meldaozekinci.com
  • Pzt-Cum: 09:00 - 18:00
    Cmts: 09:00 - 18:00
Arapsuyu Mahallesi, Atatürk Bulvarı M.Gökay Plaza
No:23 Kat: 3 Daire: 11 Konyaaltı/ANTALYA

Leke Tedavisi

Çalışma Saatleri
  • Pzt - Cum : 09:00 - 18:00
    Cmt : 09:00 - 18:00
    Pzr : Kapalı
Bize Ulaşın
İletişimde Kalın

Mesajınız Gönderilmiştir

Bir sorun oluştu, lütfen tekrar deneyin

Leke Tedavisi

CİLT LEKESİ TEDAVİSİ

Cilde rengini veren melanin pigment hücrelerinin bir bölgede yoğunlaşması cilt lekelerine neden olur. Cilt lekeleri denince akla ilk gelen güneş lekeleri olsa da lekeler; bronzlaşmak amacıyla solaryum ışığına maruz kalmak, gebelik, doğum kontrol ilaçları alımı sonrasında yara ya da yanık sonrası yeni iyileşen deride güneşin etkisiy le ve yine bazı cilt hastalıkları sonrasında ortaya çıkabilir. Güneşten gelen Ultraviole A ve Ultraviole B ışınları cildin yapısını etkileyerek cilt hastalıklarına sebep olur. Kısa zaman sonra da güneş yanığı, bronzlaşma, kahverengi lekeler ve hiperkeratoz dediğimiz ciltte kalınlaşma ve kabalaşmayı ortaya çıkar. Yani melanin pigmentinin bir bölgede yoğunlaşması sonucu leke oluşumu fazla güneşlenmekten de kaynaklanabilmektedir. Bu güneş lekelerin yoğunluğu zamanla azalabilir. Ama cilt güneşe maruz kalmaya devam ettikçe hem yeni lekeler oluşur hem de var olan lekeler daha da koyulaşır. Güneş lekeleri erkeklerde daha az gözlenir. Koyu tenli kişilerde açık tenlilere oranla daha fazla ortaya çıkar.

Leke Tedavisinde Hangi Yöntemler Uygulanabilir?

Cilt lekesi tedavisi birçok nedene bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bir kişinin cilt lekesinin altında yatan herhangi bir sağlık rahatsızlığı varsa, dermatoloji uzmanı bu durum için en iyi tedaviyi önerecektir. Altta yatan durumu tedavi etmek sıklıkla ilişkili olan cilt lekelerini de çözer. Oluşmuş lekelerin tedavisinde mutlaka dermatoloji uzmanı doktoruna başvurulması gerekmektedir. Lekenin yapısına, cilt rengine ve mevsime göre tedavi planının oluşturulması önemlidir. Leke tedavisinde ilk adım, tedavi boyunca güneşten korunmanın devam etmesidir.

Birçok leke için tedavi yöntemleri olmakla birlikte hepsinin etki mekanizmaları birbirinden farklıdır. Tedavi seçenekleri arasında lazer/ışık tedavisi, kimyasal peelingler ve topikal kremler bulunur. Leke kremlerin başında hidrokinon gelir. Diğerleri L-askorbik asit, kojik asit, butilresorsinol, traneksamik asit, niasinamid, linoleik asit, vitamin E ve karoten gelir.

Kimyasal peeling yöntemi: Kimyasal peeling (soyma) yönteminde özel geliştirilmiş kimyasal çözeltiler kullanılır. Leke tedavisinde en sık kullanılan kimyasal çözelti glikolik asit salisilik asit denilen meyve asitleridir. Bu tedavi hafif leke sorunu olan koyu cilt tipine sahip kişilerde bile güvenle uygulanabilir. Seanslar 2-4 hafta arayla 4-6 uygulama olarak yapılabilir. Hastaların bir kısmında bazı leke açıcı kremler yeterli olurken, bazı hastalarda peeling veya lazer gibi işlemlere ihtiyaç duyulur.  2-4 hafta aralar ile yapılan peelingler derinin üst tabakalarındaki lekeli bölgenin pullanıp dökülerek soyulmasını sağlarlar. Bu kimyasal peeling işlemi sadece ve sadece kış aylarında yapılabilmektedir.

Enzim peeling (leke maskesi): Enzim peeling leke tedavisinde son yıllarda kullanılmaya başlanan özel bir soyma yöntemidir. Cilde özel bir karışım olan maske uygulanır ve 8-10 saat kadar bekletilir. Bu süre sonunda maske ılık bir suyla çıkarılır ve ardından 4-6 ay boyunca özel bir devam kremi sürülür.

Mezoterapi: Leke giderici özel ilaçlardan oluşan solüsyonların cilt altına enjekte edilmesi ile lekeler tedavi edilebilir. Bu tedavi yöntemi kimyasal ya da enzim peeling tedavileri ya da lazer tedavileri ile kombine edilebilir.

Lazer/ışık tedavileri: Leke tedavisinde farklı lazerler kullanılabilir. Cildin en üst tabakasını soyan fraksiyonel lazerler, renk hücresi dediğimiz melanini hedef alan Q anahtarlı NdYag lazerler ve yoğunlaştırılmış ışık kaynakları olan IPL ya da mavi ışık fotodinamik cihazları en sık kullanılan ışık sistemleridir. Son yıllarda microneedle fraksiyonel radyofrekans sistem ile de cilt soyulmadan hem sivilce hem de lekelerde etkili bir tedavi yapılmaktadır.

Renk açıcı kremler: Kremler leke tedavisinde tek başına ya da yukarıda sıralanmış olan işlemlerle birlikte kullanılabilir. Leke tedavisinde en sık hidrokinon, C vitamini, E vitamini, arbutin, kojik asit, glikolik asit içeren kremler kullanılır. Ayrıca retinol içeren kremlerde ciltte soyulma etkisi gösterir ve leke tedavisinde yardımcı olarak kullanılabilir.

Güneş koruyucu kremler: Leke tedavisi sırasında mutlaka güneş koruyucu kremler kullanılmalıdır. Bu kremler cildi yaz ve kış aylarındaki güneşin zararlı etkilerinden korur ve lekenin daha da koyulaşmasını engeller.

 

Sivilce Lekesi Tedavisi Yapmak Mümkün Mü?

Akne, derinin kronik bir hastalığıdır. Genellikle ergenlik döneminde başlar. Alevlenmeler ve yatışmalar ile uzun yıllar devam eder ve sonrasında kendiliğinden geriler. Akne tedavisinde sivilcelerin iyileşmesi ve sonrasında oluşabilecek izlerin engellenmesi amaçlanmaktadır. Akne vulgaris hastalığında beraberinde leke görülmesi de çok sık gözlenen bir durumdur. Bu yüzden hem sivilce hem de leke tedavisinin birlikte verilmesi gerekir. Bu tedavi hastalığın şiddetine, hastalığın tutulum alanına, hastanın yaşına ve hastanın tedavi tercihine göre değişir. Topikal tedaviler, sistemik tedaviler, peelingler ve lazer/ışık tedavide tercih edilmektedir.  
     Akne tedavisinde uygulanan topikal tedaviler; krem, jel, pomad ya da losyon formunda olabilir. Bu topikal tedavide sürülen ilaçlar yalnız uygulandıkları alana etki gösterir. Tek başına topikal tedaviler hafif şiddetteki akne hastalarında tercih edilir. Orta ve şiddetli akne hastalarında ise sistemik tedaviler verilmelidir. Sistemik tedavi olarak çoğunlukla antibiyotikler, izotretinoin ya da hormon gibi ilaçlar tercih edilir. Antibiyotik tedavileri çoğunlukla 3 ay sürer. Tedavi etkinliğini artırmak için pek çok tedavi seçeneği bazen kombine edilerek birlikte kullanılır. Bu reçete edilen ilaçlar sayesinde hem sivilce hem de leke tedavisi yapılmış olur. Bu tedaviler dışında kimyasal peeling cilt bakımı lazer/ışık tedavileri de bulunmaktadır. Özellikle mikroneedle radyofrekans işlemi en iyi sonuç veren tedavi yöntemidir.

Leke Tedavisi Sadece Kışın Mı Yapılır?


Cilt lekeleri denince akla ilk gelen güneş lekeleri olsa da lekeler; bronzlaşmak amacıyla solaryum ışığına maruz kalmak, gebelik, doğum kontrol ilaçları alımı sonrasında yara ya da yanık sonrası yeni iyileşen deride güneşin etkisiyle yine bazı cilt hastalıkları nedenleri ile de oluşuyor. Kış mevsimi bu lekelerin tedavisi için en uygun dönem olarak görülmektedir. Oluşmuş lekelerin tedavisinde mutlaka dermatoloji uzmanı doktoruna başvurulması gerekmektedir. Lekenin yapısına, cilt rengine ve mevsime göre tedavi planının oluşturulması önemlidir. Leke tedavisinde ilk adım, tedavi boyunca güneşten korunmanın devam etmesidir. Hastaların bir kısmında bazı leke açıcı kremler yeterli olurken, bazı hastalarda peeling veya lazer gibi işlemlere ihtiyaç duyulur. 

 

Lekeler tedavi sonrası tekrar oluşabilir mi?


Tüm leke tedavi metodlarında leke tedavisi yapıldıktan sonra aynı bölgede tekrar leke ortaya çıkması düşük bir ihtimalde olsa vardır. Bu yüzden yaz ve kış sürekli en az 30 SPF olan bir güneş koruyucu krem kullanılmalı ve leke oluşumunu baskılamak için A vitamini ya da C vitamini içeren kremlerin kullanılmasına devam edilmesi gerekmektedir. Ayrıca güneş koruyucu krem tercih ederken de geniş spektrumlu hem UVA hem de UVB ikisi bir arada kimyasal bariyer içermeli bir de fiziksel koruyucu dediğimiz görünür ışıktan da koruyuculuk sağlayan demir oksit içeren fiziksel bariyer özellikteki bir güneş kremi seçilmelidir.



Leke Tedavisi Sonrası Nelere Dikkat Etmek Gerekiyor ?


 Leke tedavisinin kalıcı olabilmesi için güneşin zararlı ışınlarından korunmak çok önemlidir. Yaz kış SPF 30 veya üzeri bir güneş koruyucu kullanmak, yazın geniş kenarlı şapka takmak, güneş koruyucu kıyafet giyilmesi gölgede oturulması ve kesinlikle  sigara içmemek gibi kişinin alacağı tedbirler de lekelerin yeniden oluşmaması açısından önemlidir. Leke tedavisinden hemen sonra cildi tahriş edebilecek kese, peeling maske gibi işlemlerden de kaçınmak gerekir.

Ayrıca D vitamini takviyesi alınması özellikle sürekli güneş ışınlarından korunan ve güneş kremi kullanan kişilerde mutlaka gereklidir. Çünkü bu kişilerde ihtiyaç daha da artmaktadır.  D vitamini saç tırnak ve cilt için çok yaralı olan bir vitamindir. Özellikle yine doktor kontrolünde günde 1000 IU D vitamini alınması önerilmektedir.

 

 Bazen dermatolojik bir cilt rahatsızlığı sonucu leke kalabilir ya da hormonların düzensiz çalışması buna katkıda bulunur. Bazen de dermatoloji uzmanı olmayan kişiler tarafından uygulanan kozmetik işlemler sonrasında leke gözlenebilir. Bunun dışında bilinçsizce kimyasal içerikli ürünlerin ciltte kullanılması, solaryuma fazla girilmesi de bunun sebebi olabilir. Cilt lekeleri ayrıca genetik olarak yani ailesel öykü varlığında da zamanla ortaya çıkabilmektedir.

 

Koyu cilt rengine sahip kişilerde leke oluşması daha fazla görülür. Özellikle de leke tedavisi yapıldıktan sonra da lekenin tekrar ortaya çıkma ihtimali koyu tenli kişilerde daha fazladır. Bu yüzden de tedavi bitiminden sonra da leke oluşumunu baskılamak adına C vitamini ve A vitamini içeren kremlerin kullanılmasına devam edilmelidir. Ayrıca güneş koruyucu krem tercih ederken de geniş spektrumlu hem UVA hem de UVB ikisi bir arada kimyasal bariyer içermeli bir de fiziksel koruyucu dediğimiz görünür ışıktan da koruyuculuk sağlayan demir oksit içeren fiziksel bariyer özellikteki bir güneş kremi seçilmelidir.

Cilt rengi beyaz olan sarışın ve kızıllarda daha az lekelenme sorunu olmakla beraber bu kişilerde bronzlaşma olmadığı için direk güneş yanıkları oluşabilmektedir. Eğer güneş koruyucu krem kullanmazlarsa yanık riskinden dolayı zamanla cilt kanseri riski artmaktadır.

Güneş lekelerini giderebilecek doğal yöntemler var mı?

Bitkisel doğal yollardan leke için kullanılan ürünler, yulaf ezmesi, Soya, yeşil çay, meyan kökü, yaban mersini, vitamin B3, kahve üzümü, yeşil çay, dut, üzüm çekirdeği, vitamin C,  çin otları,  Aloe vera, salatalık, longan tohumu ve ahududu