Uzm.Dr. Melda ÖZEKİNCİ

Dermatoloji ve Kozmetoloji alanında geçen bir çalışma hayatı

Kışa doğru ilerlerken cildimizi dış etmenlere karşı nasıl daha dayanıklı hale getireceğimizi pek çoğumuz merak ediyoruz, hele ki bir de halihazırda cilt problemlerimiz varsa… Çünkü soğuk hava, cildin dış katmanı olan onarıcı bariyer tabakayı olumsuz etkileyerek cildi daha kalın ve kırılgan hale getiriyor. Kış ayı boyunca ciltte yağ salgısı da azalıyor. Sonuç olarak kuruluk, gerilme ve ince kılcal damarlarda genişlemeler sebebiyle oluşan kızarıklıkla birlikte cildin nem dengesi de bozuluyor. Peki, tam anlamıyla çetin kış şartlarına hazırlanmak için cilt, saç, dudak ve tırnaklarımıza yapmamız gerekenleri ne kadar biliyoruz? Sivilce probleminden D vitamini kullanımına, nem aşısından doğru saç bakımına yapılması gereken 10 olmazsa olmazı, Dermatoloji Uzmanı Dr. Melda Özekinci sıraladı… MİLLİYET.COM.TR / PEMBENAR ÖZEL

Bu nemlendiriciler kuruluğu önlemek için günde 2 defa olmak üzere soğuk havalarda sıklıkla ve tercihen banyo sonrası nemli cilde sürülmeli. Bunlar cilt bariyerinin onarılmasına yardımcı olurken gün boyu nemlendirme de sağlarlar.

Nem aşısına başvurun

Nemlendiricilerle kuruluğunuz geçmiyorsa veya nemlendiricilerin etkisi hızlı olsun istiyorsanız hiyalüronik asit içeren nem aşısı yaptırabilirsiniz.

Bu uygulama dermatoloji uzmanları tarafından birkaç cm aralıklarla derinin alt tabakasına mezoterapi tekniği ile küçük enjeksiyonlarla bir veya birkaç seans şeklinde yapılabilir.

Cilt altına enjeksiyonlarla hiyalüronik asit direkt verilir. Böylelikle nemlendirici kremlerin ciltten emilmesi beklenmeden hiyalüronik asidin ciltte direkt nemlendirici ve cilt gençleştirici etkisi başlar.

Hiyalüronik asidin su tutma özelliği sayesinde cildin nem seviyesi artmış olur. Bu uygulamalarda hiyalüronik asitle birlikte cilde ışıltı, sıkılaşma ve gençleşme özelliği sağlayan vitamin kokteylleri ve somon DNA da tercihen uygulanabilir.

Ölü hücreleri cildinizden uzaklaştırın

Cilt yüzeyindeki ölü cilt hücreleri glikolik asit, laktik asit, retinoik asit, salisilik asit gibi meyve asitleri içeren kimyasal peeling işlemi ile tercihen hızlı ve daha etkili olacak şekilde uzaklaştırılabilir.

Bu asitlerin daha etkin yüksek dozları kullanıldığı için dermatoloji uzmanları tarafından uygulanabilir. Kimyasal peeling düzenli yapılan ciltler daha sağlıklı ve canlı kalır ve diğer cilt gençleştirme işlemlerine çok ihtiyaç duymazlar.

Aynı zamanda herkesin cilt tipine uygun ayrı ayrı temizleme jelleri, kremler ve maskeler içeren cilt bakımları da yüzümüzdeki lekeleri, siyah noktaları, sivilceleri yok etmesi açısından etkili bir yöntemdir.

 

 

 

 

 

Cildinizi nemlendirin

Öncelikle nem dengesini sağlamak için bol su içmek gerekiyor. Yüz ve vücuda uygun nemlendiricilerle vücudun nem dengesi korunabilir. Yüz ve vücudu çok kuru ciltler için yağlı kremler; yağlı ve akneye meyilli ciltlerde ise su bazlı kremler tercih edilmeli.

Bacaklar ve kollar daha kurumaya meyilli bölgeler olduğu için bu bölgelerde yağlı kremler kullanılmalı. Nemlendirici kremler tercihe göre genellikle gliserin, vazelin, seramid, argan yağı laktik asit ve hiyalüronik asit içerirler.

https://www.milliyet.com.tr/pembenar/galeri/cildimizi-kisa-hazirlamak-icin-yapmamiz-gereken-10-sey-6339672/14

Cilt lekeleri kadın-erkek hepimizin ortak derdi. Teknoloji gelişti ve artık cilt lekeleriyle ömrümüzün sonuna kadar uğraşmamız gerekmiyor. Dermatoloji uzmanı Dr. Melda Özekinci ile leke tedavileri çeşitleri, tedavi sonrası dikkat edilmesi gereken ve cilt lekelerinin nedenleri hakkında merak edilenleri konuştuk.

1- Cilt lekeleri neden oluşur?

 

Cilde rengini veren melanin pigmentinin bir bölgede yoğunlaşması cilt lekelerine neden olur. Melanin pigmentinin bir bölgede yoğunlaşması fazla güneşlenmekten kaynaklanabileceği gibi ayrıca altta yatan herhangi bir hastalıktan da kaynaklanabilir.

Bazen dermatolojik bir cilt rahatsızlığı sonucu leke kalabilir ya da hormonların düzensiz çalışması buna katkıda bulunur. Bazen de dermatoloji uzmanı olmayan kişiler tarafından uygulanan kozmetik işlemler sonrasında leke gözlenebilir.

Bunun dışında bilinçsizce kimyasal içerikli ürünlerin ciltte kullanılması, solaryuma fazla girilmesi de bunun sebebi olabilir. Cilt lekeleri ayrıca genetik olarak yani ailesel öykü varlığında da zamanla ortaya çıkabilir.

2- Leke tedavisinde hangi yöntemler uygulanabilir?

Cilt lekesi tedavisi birçok nedene bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bir kişinin cilt lekesinin altında yatan bir sağlık durumu varsa, dermatoloji uzmanı bu durum için en iyi tedaviyi önerecektir. Altta yatan durumu tedavi etmek sıklıkla ilişkili olan cilt problemlerini çözer. Tedavi seçenekleri arasında lazer/ışık tedavisi, kimyasal peelingler ve topikal kremler bulunur. Alternatif olarak lekeyi kapatmak için kamufle edici makyaj da yapılabilir. 

Kimyasal peeling yöntemi: Kimyasal peeling (soyma) yönteminde özel geliştirilmiş kimyasal çözeltiler kullanılır. Leke tedavisinde en sık kullanılan kimyasal çözelti glikolik asit salisilik asit denilen meyve asitleridir. Bu tedavi hafif leke sorunu olan koyu cilt tipine sahip kişilerde bile güvenle uygulanabilir. Seanslar 2-4 hafta arayla 4-6 uygulama olarak yapılabilir.

Enzim peeling (leke maskesi): Enzim peeling leke tedavisinde son yıllarda kullanılmaya başlanan özel bir soyma yöntemi. Cilde özel bir karışım olan maske uygulanır ve 8-10 saat kadar bekletilir. Bu süre sonunda maske ılık bir suyla çıkarılır ve ardından 4-6 ay boyunca özel bir devam kremi sürülür.

 

Mezoterapi: Leke giderici özel ilaçlardan oluşan solüsyonların cilt altına enjekte edilmesi ile lekeler tedavi edilebilir. Bu tedavi yöntemi kimyasal ya da enzim peeling tedavileri ya da lazer tedavileri ile kombine edilebilir.

Lazer/ışık tedavileri: Leke tedavisinde farklı lazerler kullanılabilir. Cildin en üst tabakasını soyan fraksiyonel lazerler, renk hücresi dediğimiz melanini hedef alan Q anahtarlı NdYag lazerler ve yoğunlaştırılmış ışık kaynakları olan IPL ya da mavi ışık fotodinamik cihazları en sık kullanılan ışık sistemleridir. Son yıllarda microneedle fraksiyonel radyofrekans sistem ile de cilt soyulmadan hem sivilce hem de lekelerde etkili bir tedavi yapılır.

Renk açıcı kremler: Kremler leke tedavisinde tek başına ya da yukarıda sıralanmış olan işlemlerle birlikte kullanılabilir. Leke tedavisinde en sık hidrokinon, C vitamini,E vitamini arbutin, kojik asit, glikolik asit içeren kremler kullanılır. Ayrıca retinol içeren kremlerde ciltte soyulma etkisi gösterir ve leke tedavisinde yardımcı olarak kullanılabilir.

Güneş koruyucu kremler: Leke tedavisi sırasında mutlaka güneş koruyucu kremler kullanılmalı. Bu kremler cildi yaz ve kış aylarındaki güneşin etkilerinden korur ve lekenin daha da koyulaşmasını engeller.

3- Sivilce lekesi tedavisi nasıl yapılır?

Akne, derinin kronik bir hastalığıdır. Genellikle ergenlik döneminde başlar. Alevlenmeler ve yatışmalar ile uzun yıllar devam eder ve sonrasında kendiliğinden geriler. Akne tedavisinde sivilcelerin iyileşmesi ve sonrasında oluşabilecek izlerin engellenmesi amaçlanır. Akne vulgaris hastalığında beraberinde leke görülmesi de çok sık gözlenen bir durum. Bu yüzden hem sivilce hem de leke tedavisinin birlikte verilmesi gerekir. Bu tedavi hastalığın şiddetine, hastalığın tutulum alanına, hastanın yaşına ve hastanın tedavi tercihine göre değişir. Topikal tedaviler, sistemik tedaviler, peelingler ve lazer/ışık tedavide tercih edilir.

Akne tedavisinde uygulanan topikal tedaviler; krem, jel, pomad ya da losyon formunda olabilir. Bu topikal tedavide sürülen ilaçlar yalnız uygulandıkları alana etki gösterir. Tek başına topikal tedaviler hafif şiddetteki akne hastalarında tercih edilir. Orta ve şiddetli akne hastalarında ise sistemik tedaviler verilmelidir. Sistemik tedavi olarak çoğunlukla antibiyotikler, izotretinoin ya da hormon gibi ilaçlar tercih edilir. Antibiyotik tedavileri çoğunlukla 3 ay sürer.

Tedavi etkinliğini artırmak için pek çok tedavi seçeneği bazen kombine edilerek birlikte kullanılır. Bu reçete edilen ilaçlar sayesinde hem sivilce hem de leke tedavisi yapılmış olur. Bu tedaviler dışında kimyasal peeling cilt bakımı lazer/ışık tedavileri de bulunur.

 

4- Hangi bölgelere leke tedavisi uygulanır?

Tüm vücut bölgelerinde lazer/ışık leke tedavisinde çok iyi sonuçlar verir. Özellikle ellerde ve yüzdeki estetik soruna yol açan güneş ve yaşlılık lekeleri çok başarılı bir şekilde tedavi edilir. Ayrıca kimyasal peeling uygulaması da hem yüze ve hem de vücudun diğer bölgelerindeki lekeye yapılabilir.

5- Leke tedavisi için yaş sınırı var mı?

Leke tedavisi için verilen kremler çocuk yaş grubu dışında herkes için önerilebilir. Fakat yapılacak olan diğer kozmetik işlemlerin kimyasal peeling ve lazer/ışık tedavisi için 18 yaş üstünde olmasına dikkat edilmeli.

 

6- Leke tedavisi sadece kışın mı yapılır?

Cilt lekeleri denince akla ilk gelen güneş lekeleri olsa da lekeler; bronzlaşmak amacıyla solaryum ışığına maruz kalmak, gebelik, doğum kontrol ilaçları alımı sonrasında yara ya da yanık sonrası yeni iyileşen deride güneşin etkisiyle yine bazı cilt hastalıkları nedenleri ile de oluşuyor. Kış mevsimi bu lekelerin tedavisi için en uygun dönem olarak görülüyor.

Oluşmuş lekelerin tedavisinde mutlaka dermatoloji uzmanı doktoruna başvurulması gerekiyor. Lekenin yapısına, cilt rengine ve mevsime göre tedavi planının oluşturulması önemli. Leke tedavisinde ilk adım, tedavi boyunca güneşten korunmanın devam etmesidir.

Hastaların bir kısmında bazı leke açıcı kremler yeterli olurken, bazı hastalarda peeling veya lazer gibi işlemlere ihtiyaç duyulur. Bu amaçla en sık uygulanan işlem, meyve asitleri ile yapılan glikolik asit salisilik asit kimyasal peelinglerdir.

2-4 hafta aralar ile yapılan peelingler derinin üst tabakalarındaki lekeli bölgenin pullanıp dökülerek soyulmasını sağlarlar. Bu kimyasal peeling işlemi sadece kış aylarında yapılabilir.

7- Lekeler tedaviden sonra tekrar oluşabilir mi?

Tüm leke tedavi metodlarında leke tedavisi yapıldıktan sonra aynı bölgede tekrar leke ortaya çıkması düşük bir ihtimalde olsa var. Bu yüzden yaz ve kış sürekli en az 30 SPF olan bir güneş koruyucu krem kullanılmalı ve leke oluşumunu baskılamak için E vitamini ya da C vitamini içeren kremlerin kullanılmasına devam edilmesi gerekir.

Ayrıca güneş koruyucu krem tercih ederken de geniş spektrumlu hem UVA hem de UVB ikisi bir arada kimyasal bariyer içermeli bir de fiziksel koruyucu dediğimiz görünür ışıktan da koruyuculuk sağlayan demir oksit içeren iziksel bariyer özellikte ki bir güneş kremi seçilmeli.

8- Leke tedavisi sonrası nelere dikkat etmek gerekiyor?

Leke tedavisinin kalıcı olabilmesi için güneşin zararlı ışınlarından korunmak çok önemli. Yaz kış SPF 30 veya üzeri bir güneş koruyucu kullanmak, yazın geniş kenarlı şapka takmak, güneş koruyucu kıyafet giyilmesi gölgede oturulması ve kesinlikle sigara içmemek gibi kişinin alacağı tedbirler de lekelerin yeniden oluşmaması açısından önemli. Leke tedavisinden hemen sonra cildi tahriş edebilecek kese, peeling maske gibi işlemlerden de kaçınmak gerekir.

Ayrıca D vitamini takviyesi alınması özellikle sürekli güneş ışınlarından korunan ve güneş kremi kullanan kişilerde mutlaka gerekli. Çünkü bu kişilerde ihtiyaç daha da artar. D vitamini saç tırnak ve cilt için çok yaralı olan bir vitamin. Özellikle yine doktor kontrolünde günde 1000 IU D vitamini alınması önerilir.